Ey kardeşim, ey bacım, ey anne, ey baba
Ey benim neyim, ey halkım, dostum, dert ortağım
Geçmiş olsun hepimize, geçmiş olsun
Geçmiş olsun aldanışlarımıza, umutlarımıza,
Soğuk su için, affedin, boşverin
Üstümüzde karabasan, karabasanın herşeyi
Kuru bir yaz, ayaz bir gece, tüketen bir aymazlık
Namazsızlık, vakitsizlik, abdestsizlik burada
Ağrıdan duramıyoruz, sancılar bırakmıyor
Peşimizi bırakmıyor cenabet dipçikleri
Bir gürültü var kulakları sağır eden, gözleri kör
Bir hırıltı var canımızda bizi dünyada var eden
Duamızın üstünden geçen baharlar, yazlar var
Ağır ağır geçen bir acı var, iyileşmeyen
Soğuk bir ölü var üstümüzde, defnedilmeyen
Saat hâlâ dokuzu geçmiyor buralarda
Akşamleyin, sabahleyin, öğle üzeri dokuz
Dokuzu gösteriyor lanet saat dokuzu
Ne sekize iniyor, ne dokuzun altına
Geceleyin, tan vakti, ikindileyin dokuz
Kırkbir kere söylesem, adım deliye çıkar
Bu mahzenden çıkışı bulabilen söylesin
Geçmiş olsun bana bacım, gözüm kör oldu
Nereye çarpsam; soğuk taş, beton duvar
Hepimize geçmiş olsun; bu, ağır bir hastalık
06.12.2008
Ankara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder